18 Mart 2009 Çarşamba

Kumar Filmleri

Bir film türü olarak değerlendirirsek kumar filmleri ya da kumar temalı filmler heyecan düzeyi yüksek yapımlardır. İçinde casino, kumar masası, alımlı krupiyeler, kumarbazlar ve birçok zamanda spor filmlerinin alt türü olarak bahis sözkonusudur. . Tıpkı Paul Newman'ın enfes filmlerinden, bilardo fonunda bashislerin uçtuğu, belli bir raconun mevzuya hakim olduğu mükemmel yapımdaki gibi. Yine soygun filmleriyle de doğrudan bağlantılıdır bu tür, tıpkı Oceans serisinde olduğu gibi...Kumar filmleri omurgasını genellikle başarı hikayesine yaslar. Çoğu yapım 'zengin olma' ve 'fakir kalma' savaşı veren kahramanlarımızın dramatik mücadelesini konu alır. Filmin kahramanı aslında ya kumarbaz değildir veya kumar oynamayı bırakmış eski kulağı deliklerdendir. Elindeki zarı atar ve en yüksek sayıyı tutturduğunda izleyicilerin yüzüne bir gülümseme yayılır. En kolay içselleştirilen kahramanlara sahiptir kumar filmleri. Büyük paralar bir gecede kazanılıp kaybedilir, polisin, kötü adamın ve kumarhane sahibinin baskısı altındaki kumarbazımız hayatını kaptığı tek voleyle devam ettirir. Ve bir daha asla kumar oynamayacaktır. Kendi içinde böyle bir çatışma barındırır bu yapımlar aynı zamanda.
Dostoyevski'nin igrok adlı, kendi hayatından yola çıkarak kaleme aldığı romandan da iki adet film çıkmıştır The Gambler adında...

ROUNDERS

Bu tarz filmler arasında en bilinen ve tutulan filmlerin başında geliyor Rounders. Başrolde pokere hiç yabancı olmayan iki aktör Edward Norton ve aAtt Damon'un başarılı oyunculuklarının yanıında poker oyunu ve poker oyuncusu hakkında epeyce kelam eden, kariyer mi poker mi sorusuna poker cevabını veren filmdir:) John MAlkovich de her zamanki gibi farklı bir profille arz-ı endam eder. Pokeri ayrıca bir estetize eder ki film kumar olmaktan öte ayrı bir fenomen gibidir poker ve oyuncu da sıradan bir kumarbaz değil yediği kazıklarla tecrübe sahibi olan, ustalaşan bir taktisyen gibidir. Norton'un oynadığı karakter içerden çıkar, ekibi toplar. Damon ise düzenli bir hayat kurma peşinde ve kız arkadaşını kaybetmeme düşüncesiyle yan çizerken haliyle mecbur kalıp girer mevzuya, olaylar gelişir...

21
Üniversite öğrencisi dahi çocukların Las Vegas"ta yaptıkları vurgunun gerçek hikayesi 21 adlı filmde. Kevin Spacey karizmatik öğretmen rolüyle öyküye çok şeyler katıyor.
Genç bir öğrenci dahinin kart sayarak büyük kumarhaneleri diz getirmesini yönetmen Robert Luketic"in yorumuyla seyrederken, okuldan sonra kumar mesaisine kalan dahi öğrencilerin, Spacey'nin oynadığı matematik profesörü karakterinin yönlendirmesiyle zekice örülmüş senaryoya dayanan film. KArt oyunlarıyla ve özellikle 21 oyunu ve kart sayma gibi mevzular hakkında benim gibi pek bilgi sahibi olmayanlar için ise garnitür niyetine bir film oluyor ne yazıkki.

CASINO
"kimse sonsuza dek zirvede kalamaz"
Bir suç filmi olarak daha çok tanımlayabiliriz ama Scorsese ve De niro ikilisi bulunmadan olmaz yeraltı hikayeleri denilince...Filmde kumarhanelerde sistem nasıl işliyor en ince ayrıntısına kadar bulmak mümkün tabiki bunla paralel olarak geçmişten günümüze suç dünyasının organik bağları da kumar işiyle uzunca süren filmde anlatılıyor.


De niro ile harika eküri oluşturan Joe Pesci ve doğaçlama gelişen diyalogları, başbelası ve manyaklıklarıyla bile izleme sebebidir. Goodfellas ile çok benzer yalnız burda filmin adresi casinodur, olaylar burada gelişir, çözülür. İkinci sınıf düzenbazlar enselenir, sürekli paralar gelir gider, siyasiler ve bürokratlarla paslaşılır, çıkarlar en kafadadır. Sharon Stone da ayrı bir güzel ve başarılıdır ki De Niro ve izleyenleri delirtir.

THE COOLER (Vegas'ta Son Şans)

Bu film ve olaylar da benzzerler igibi Vegas'ta ceryan bulur. Başrolde "loser" karakter görüntüsünde, kumarhanede kumarbazların şanslarına mani olan adam rolünde William H.Macy yine çok başarılı ve onun patronu rolünde Alec Baldwin de keza... Mario Bello ise kahramanımıza bir gram dahi olsa umut veren, pek de güzel Natalie karakteriyle başarılı iş çıkarıyor.

BÜYÜK KUMAR (ROGUE TRADER)

Oyuncular : Ewan McGregor
Yönetmen : James Dearden

Nick Leeson Bearings Bankası’nda hesap uzmanıdır. Problemleri gidermek için Jakartaya gönderildiğinde orada iyi izlenimler bırakır ve Singapur da ticaret birim yöneticisi olur. İlk yılında, tüccarlarının birinden kaynaklanan kayıplarını kapatmak için kumar oynar ve işler iyi gider. Ne var ki sonraki yıllar da Nick başkalarının paraları ile kumar oynamaya devam eder ve kayıplarını gizlemeye çalışır ta ki meşhur finansal çöküşe neden olana kadar. McGregor filmde çok iyi ve Leason’ı düşünülenden daha iyi canlandırmış. İlginç ve izlenmesi gereken bir film.

THE STING
Oyuncular : Paul Newman, Robert Redford, Robert Shaw
Yönetmen : George Roy Hill

1974 yapımı, En iyi film ödülü dahil 7 dalda Oscar’lı, müzikleriyle, ince esprileri, zeki kurgulanmış hikayesi ve Newman, Redford ve Shaw üçlüsünün mükemmel birleşimiyle her daim gönüllerde olan filmdir kendisi... Özellikle Redford ve Newman ikilisi Butch Cassidy'de oldduğu gibi efsane filmlerinden birine daha imza atarlar. Poker masalarından, bahis ve kumarın envai çeşidine yer olan filmde dümenlerin türlüsü çevrilerek seyirciyi şaşırtma konusunda yüksek ihtisas yapılan film olmuştur aynı zamanda...

OWNING MAHOWNY (KUMAR TUTKUSU)
Oyuncular : Phillip Seymour Hoffman , Minnie Driver
Yönetmen : Richard Kwietniowski
Phillip Seymour Hoffman oyuncu olarak seveni olduğu kadar sevmeyeni de olan bir adam, anlaşılamayacak şekilde. Bu adamın her filminde farklı bir karakteri bambaşka yorumlarla ağız açık kalacak şekilde izleten acayip bi royuncu bana kalırsa. Buna en iyi örnek Truman Capote'yi canlandırdığı ve heykeli kucakladığı Capote filmidir.
Bu filmde de kumar filmi diye bir tür varsa bu türün kalıplarını çizen, örnek gösterilecek filmlerdendir. Kanada'da yaşanmış bankacılık skandallarından birinin gerçek hikayesi anlatılır. Bir bankacının dibe vuruş öyküsü çok güzel anlatılır, adam kendinden öyle bir geçmiştir ki para içinde yüzüp, kumara koşsa da altındaki araba da üstü başı dökülmektedir ama farkında bile değildir. Filmin sonu kumarhanelerde karşılandığı gibi şaşaalı olmayacaktır velhasıl...

THE BIG TOWN (BÜYÜK ŞEHİR)

Oyuncular : Matt Dillon, Tommy Lee Jones, Diane Lane
Yönetmen : Ben Bolt
Kara filmlerde gördüğümüz karşıkonulamaz, entrika dolu, bir o kadar da baştan çıkarıcı femme fatale tadındaki enfes rolüyle Diane Lane yıkıp geçiriyor. Çok sevilmese de Tommy Lee Jones ve Matt Dillon sever olarak 50'lerde geçen, atmosferiyle yakalayan bu filmi severim. Bu filmde de kart oyunlarından ziyade, yaşamını barbut ve zarlar ile idame ettiren bir adam olan Matt Dillon'un canlandırdığı Cullen'in hikayesi sözkonusu olan...
Hayatını kumarla kazanan J.C. Cullen (Dillon), daha büyük oynamak için Chicago’ya gelir. Bileğinin hakkıyla büyük paralar kazandığı bir kumarhanede tanıştığı güzel striptizci (Lane), şansını tamamen değiştirecektir. Kadının acımasız bir katil olan kocasına (Jones) karşı oynaması gereken tehlikeli oyunda bahisler Cullen’ın hayatı üzerinden açılacaktır.

LUCKY YOU (ŞANS SENDE)
Oyuncular : Eric Bana , Drew Barrymore , Robert Duvall
Yönetmen : Curtis Hanson

Aşk gerçek bir kumardır gibi klişe bir sloganla yola koyulan bir film olmasına rağmen, Eric Bana, şirinlik muskası Drew abla ve özellikle büyük usta Robert Duvall'ın oyunculuğuna yaslanıp poker üzerinden bolca konuşan, ilgi alanı dışındaki izleyiciyi çokça sıkabilecek sıradan bir film.
L.A. Confidental’ın yönetmeni Curtis Hanson, Oscar ödülü sahibi arkadaşı Eric Roth (Forrest Gump) ile senaryosunu birlikte yazdığı ve yönettiği bu filmde heyecanın adresi Las Vegas.
Usta kumarbaz Huck Cheever (Eric Bana) karşı konulmaz Billie Offer’la (Drew Barrymore) tanışır ve kartları oynadığı gibi aşkı da oynamayı öğrenir ve aklı yerine kalbini dinler. Bu arada, dünyanın en gösterişli ve büyük poker serisi için giriş ücretini 10,000 dolara yükseltmekte acele eder, buna rağmen –ya da bu yüzden- turnuvalar onu arasının açık olduğu iki kez ödül kazanmış babası (Robert Duvall) ile karşı karşıya getirir.


LAS VEGAS
Oyuncular : James Caan, Jos Duhamel, Nikki Cox, Vanessa Marcil, Molly Sims, Thomason, James Lesure...
Yönetmen : Gary Scott Thompson

Las Vegas günümüzün yıldız oyuncularından oluşan kadrosu, birbirinden seksi kızları ve neon ışıkların perde arkasında yaşanan kirli ilişkileri, skandalları ve entrikalarıyla az çok kendi kitlesini yaratmış dizilerden. Burada efsane aktörlerden James Caan ve cillop gibi çalışma arkadaşlarının rolü epeyce büyük...

Her gün başka bir olayın yaşandığı, aksiyonun dur durak bilmediği Montecito Hotel ve Casino’da Koca Ed Deline (James Caan), sağ kolu yakışıklı Danny McCoy (Josh Duhamel) ve seksi ekibinin yardımıyla kumarhanede hile yapanlara, şansları dikkat çekecek kadar yaver gidenlere ve paralı müşterilerini kapmaya çalışan rakip kumarhanelere göz kulak oluyor ve işlerin yolunda gitmesi için çalışıyorlar.

KUMARBAZ (SHADE)
Oyuncular : Sylvester Stallone , Melanie Griffith
Yönetmen : Damian Nieman
Stallone baş rolde olmasına rağmen filmin sonlarında sahneye çıkıyor ve çok iyi bir final yapmasının yanında, oyuncularının yüksek performansları, kumarbazlık mevzuunda söyledikleriyle bu tür için izlenebilitesi yüksek olan filmlerden.

GÜZEL KUMARBAZ (STACY'S KNIGHTS)
Oyuncular : Kevin Costner , Andra Millian
Yönetmen : Jim Wilson

Oyuncu kadrosunun sürüklediği, hikaye olarak zayıf filmlerden... Bolca casino ve başta poker olmak üzere kağıt oyunlarıyla, düşük tempoda ilerleyen bir film.
BEŞ PARASIZ KUMARBAZ (GOING FOR BROKE)
Oyuncular : Delta Burke , Gerald Mcraney
Yönetmen : Graeme Cambell

Bu tarz filmlerin çokça alttan alttan verdikleri mesajları barındıran filmlerden birisi. Şu şekilde açıklanabilir "Kumar yalnızca onun hayatını değil çevresindeki herkesin hayatını paramparça etti" gibi... Kumar Tutkusu filminde olduğu gibi saplantı haline gelen, eğlenceyi aşıp manyaklık derecesine insanı saran bu olguya dem vurulmuş bolca.

WHAT HAPPENS IN VEGAS (BURADA OLAN BURADA KALIR)

Oyuncular : Ashton Kutcher , Cameron Diaz
Yönetmen : Tom Vaughan

Sanslı ol! sloganı gibi gudik parolasıyla sunulmuş, daha çok romantik komedi türüne göz kırpan idare eden bir film görünümünde...
Hayatlarında geçirdikleri en çılgın parti gecesinden sonra, uyumsuz iki yabancı olan Jack (Ashton Kutcher) ve Joy (Cameron Diaz) bir sabah uyanırlar ve farkederler ki sadece şanslı olmakla kalmamış aynı zamanda evlenmişlerdir. Bu evliliği iptal etme yolunda ilerlerlerken, Jack, Joy’un 25 cent’i ile kumar makinesinde 3 milyon dolarlık büyük ikramiyeyi kazanınca süreci geri çevirme adına gülünç ve eğlenceli bir hikaye başlar. Bu süre içinde Jack ve Joy para için birbirlerini defalarca oyuna getirmeye çalışırlar. Fakat sonunda anlarlar ki aşk üzerine kumar oynandığında, kazanma ihtimali de azalır.

Ve yine Bond filmlerine farklı bir renk getiren Casino Royal filmi de kumar mevzubahis olduğunda eklenebilecek güzellikte olan filmlerden ki Bond safsatasından gram haz etmeyen bizleri dahi şaşırtmış, izletmiştir kendini...

11 yorum:

Baggio dedi ki...

Supersin adamım The Sting,Rounders ve Casino gerçekten kumar filmlerinin en iyileri benim için.Bilmediğim diğer kumar filmlerini de aldım listeye;)

ferdinand dedi ki...

Eyvallah Baggio sağolasın, Nisan'da askerim artık bayrağı sana devrederiz. Blogunu güncellersen sık sık çarşı izinlerinde falan okuruz artık:)
Ve tabi Şairler Parkı Ege-Marmara ikilisi. Sizlerin inatla yaptığınız yorumlar olmasa çoktan kapatmıştım heralde blogu...

Saydığın üç film direk ilk 5'e girer, özellikle The Sting çevrildiği yılların çok ötesinde. Casino desen Scorsese'nin en formda olduğu dönemlerin ürünü...
iyi seyirler olsun!

Şairler Parkı dedi ki...

Böyle seriler hazırladın mı harika oluyor Ferdinand. Kendine de haksızlık etme, çok güzel işler çıkarıyorsun. Görev bilinci ile olmadığı için, içinden geldiği için bu kadar iyiler bana göre.

İzlemediklerim var aralarında birkaç tane. 21'i hiç duymamıştım ilk fırsatta onu izleyeceğim.

Ege

Baggio dedi ki...

Yapma be Ferdinand,askere gidiyosun demek.Ulan bu gördüğüm en süper blogdu.İnan sabah işte pc yi açar açmaz bloguna bi göz atıyorum ne var ne yok diye.Ege nin de dediğine aynen katılıyorum,içinden gelip de yazılmış yazılar.Hayırlısı artık gidene kadar yazılar devam eder umarım..

ferdinand dedi ki...

Sağolunuz beyler şairler ve baggio, eksik olmayınız diyorum:)
her yerde aradığımız husus yapmacıkoıktan uzak içten şeyler, bir nebze yakalayabildiysek ne ala...

12 Nisan'a kadar buralardayım Baggio, görüşürüz.,
saygı-sevgi...

graSS dedi ki...

bu analizi üstüme alırım teşekkürümü ederim.izlemediklerimizi izlemek üzere not aldık.

ferdinand dedi ki...

Rica ederim graSS, geç de olsa isteğini yerine getirdik:)
iyi seyirler olsun...

Pusat on the RUN dedi ki...

Çok güzel bir post olmuş. Teşekkürler...

Rounders bir çok seyircisini kumara yöneltecek kadar başarılı bir filmdi. Kaç kere izledim hatırlamıyorum.

21 ve What Happens in Vegas filmlerini de Spacey nin oyunculuğu hariç daha çok son dönemde popularitesini yitiren, Macau vs rakipleri çoğalan Vegas ın 'reklam filmleri' olarak görmek gerekir diye düşünüyorum...

ferdinand dedi ki...

Ben teşekkür ederim Pusat, kesinlikle birçok örneği gibi bahsettiğin filmler ve türevleri sabun köpüğü diyebileceğimiz, klişe olay örgüsü ve orjinallikten uzak Vegas yapımları. Daha çok Vegas'ın ışıltılı ve renkli dünyasına sırtını yaslayıp seyirciye başka da birşey sunamayan filmler oluyor genelde...

stalker dedi ki...

maverick vardı bi de.. mel gibson ve jody fosterdı yanılmıyorsam başroller.. romantik komedi-western tadında..

Adsız dedi ki...

[u] hi, i found this web site and wonder if anyone had any experience or did buy cookbook software from them ?[/u]