25 Mayıs 2008 Pazar

Cannes ve Mutlu Son

Az önce kapanış töreniyle noktalanan 61.Cannes Fİlm Festivali'nde Nuri Bilge Ceylan beşinci uzun metraj filmi Üç mAymun ile En İyi Yönetmen ödülünü kazandı.
Ödülü alırken söylediği, "Ödülü tutku içinde bağlı olduğum, benim yalnız ve güzel ülkeme armağan ediyorum" sözleriyle de gönülleri fethetti.

Sean Penn'in jüri başkanlığında gerçekleşen festivalde herkesin dile getirdiği gibi zaten festivalin ruhunda da olan politik duruş diğer festivaller ve oscardan farkını ortaya koydu.
Che rolüyle Benicio Del Toro'nun ödül alışı, İtalyan siyasetçilerin içyüzünü çıkaran İtalyan yapımı ve yine son dönem Napoli çöp hadiseleriyle gündeme gelen İtalyan mafyasını filme alan İtalyan filmi ödül aldı.
Altın palmiyeyi de Fransa'nın çok kültürlü coğrafyasının yansımalarını, bir okul üzerinden ve öğrencilerden yansıtan Fransız filmi kazandı.

Festivalden akılda kalan diğer husular geçtiğmiz yıl Yaşamın Kıyısında ile En İyi Senaryo Ödülü alan Fatih Akın'ın da festivalde ödül vermesi, Maradona ve Kusturica'nın festivale katılışı ve Diego'nun şovu, Robert De Niro'nun ayakta dakikalarca alkışlanması, Sean Penn'in yataktan kalkıp gelmiş tadındaki dağınık görüntüsü, Natalie Portman'ın şahane güzelliği falan filan...
Herşeyiyle Oscardan yada diğer festivallerden daha gerçek ve duruşu olan bambaşka bir festival olduğunu tekrar tekrar gösterdi Cannes açıkçası, tabi başında Robert Redford'un bulunduğu Sundance Fİlm Festivali'ni, popüler kültürün ve 11 Eylül sonrası korkunun esir aldığı Amerika'da bağımsız filmlerle ayakta duran bu festivali de saymazsak ayıp olur...

Nuri Bilge Ceylan'a dönecek olursak, zaten Uzak ile taçlanan kariyerinde En İyi Yönetmen ödülünü de katarak mütevazı sinema yolculuğuna devam ediyor.
Zeki Demirkubuz'un hayatında ve filmlerinde Dostoyevski etkisini açık bir şekilde ifade ederken Nuri Bilge Ceylan'da hayatında ve sinemasında Çehov'un büyük etkisini her fırsatta dile getiriyor
Ülkemizde bu tarz durağan, minimal filmler 50 bin gişeyi geçmese de, eğer sinema bir sanatsa bu işi özellikle fotoğrafçılıktan gelen muhteşem görüntüleriyle ve avantajıyla bu işi çok iyi yaptığı kesin.


Ayrıca daha 1 gün önce yine bangır bangır bağırılan Eurovision saçmalığının 50 katı ülke tnıtımını 2 dakikada bu film ile yaptık. Ne müzikal açıdan ne kültürel açıdan bir kalitesi olan, alınacak oyların zaten belli olduğu al gülüm ver gülüm şeklindeki o dandik yarışmanın -ki Mor ve Ötesi'nin katılması üzütü kaynağıdır- koparttığı gümbürtüye hala kananlar varsa yazık gerçekten...

3 yorum:

mehmet cihan alparslan dedi ki...

Yalnız ve güzel ülkesine bu gururu yaşattığı için Nuri Bilge Ceylan'a teşekkür ederiz.Ben Nuri Bilge Ceylan'ın ödül almasına hiç şaşırmadım ama o kürsü de Türkiyeyle ilgili o konuşmayı yapmasına şaşırdım. Malum sanatçılar ve entellektüeller milliyetçilikle ilişkilendirilebilecek söylemlerden uzak duruyolar.Ama NBC yine özgür tutumunu sergiledi. Bu arada eurovision hakkında söylediklerine pek katılmıyorum. Başka ülkelerin önem vermemesinden dolayı bizim de önem vermememiz gerektiği düşüncesi yaygın.Bence bu doğru değil. Güzel ve eğlenceli bir etkinlik. Ayrıca her ne kadar oylar politik olsa da her yıl farklı ülkenin kazanabilmesi ve zamanında Sertab'ın kazanmış olması değişkenlerin varolduğunu gösterir.

ferdinand dedi ki...

Eurovision hakkında görüşün farklı olabilir tabi saygı duyarım ama ne güvenilirlik ne de müzikal açıdan peş para eden bir organizasyon olduğunu söyleyemem.
Katılan tüm ülkelerin şarkılarının tamamını büyük bir sabırla izleyen olacağını sanmıyorum yani kalite açısından.
Diğer ciddiye alma konusunda bizde yıllardır fazla abartılması benim söylemek istediğim, eğlence yönüne ağırlık verip bünyeleri milliyetçilik rüzgarlarıyla yıpratmadan daha güzel sonuçlar alınır bana kalırsa...
selamlar.

mehmet cihan alparslan dedi ki...

Söylediklerinin hepsi doğru. Yalnız eourovisionun abartılmasına karşı tepkiyi de çok fazla insandan gördüm.ve can sıkıcı olmaya başladı. Onun için diyorum ki bu kadar üzerinde durulması gerekmez. Hoş bi etkinlik sonuçta. Madem basit bişi sallayın gitsin bu kadar kötülemenin ne anlamı var.eurovisiona tepki, tepkiye tepki..benim tepkimde yaygınlaşırsa uzar gider bu.. en iyisi kapatalım gitsin.:))