20 Kasım 2008 Perşembe

Bend It Like Beckham & Ae Fond Kiss

Ae Fond Kiss

Toplumların sorunlarına kem-küm etmeden direk dikiz yapan, önyargılara, ayrımcılığa, manasız kültür çatışmalarına kafa-göz dalan güzide yönetmen Ken Loach'ın son dönem filmleri içerisinde ki hepsi güzeldir, en başarılılarından Ae Fond Kiss, bizdeki adıyla Duygudan da Öte.
Hikaye Glasgow'da geçmektedir. Pakistanlı bir ailenin biricik oğlu Casim ile Katolik bir okulun İrlandalı öğretmeni Roisin'in hikayesi, aşk temelinde nlatılmaktadır. Her milletin anlamsızca kendinden farklı olana tahammül edemediği, farklılıklara gözü kapalı oluşu, Pakistanlı ailelerin aşırı gelenekçi vaziyetleri, sözde gelişmiş toplumlardaki Katoliklerin ve kilisenin aşırı tutuculuğu ve birçok sorunun gölgesinde iki bambaşka kültürden glen çift yol ayrımında kalın çizgiler etrafında zor bir sınav veriyorlar.
En önemlisi "Duygudan da Öte" çiftlere aşkın esasını gösteriyor: "Onunla nasıl, ne kadar birlikte olacaksın?" diye soranları "Onsuz nasıl yaşarım?" diye yanıtlayabiliyorsanız, aşıksınız diye notunu düşüyor.

Filmde Britanya kültürü ve İskoçya sözkonusu olur da futbol olmaz mı?
Pakistanlı ailenin çevrede oldyukça dışlanan kızının Katolik okulu ki silme Celtic'li oldukları malumunuz, burada Glasgow Rangers formasıyla gezme durumu bile futbol adına küçük bir sahne bile olsa gülümseten anlar taşıyor. Britanya'daki göçmen sorunlarına, mezhepsel mevzulara ve önyargılara dair nefis bir seyirlik sizleri bekler.

Bend It Like Beckham

Tıpkı Ken Loach filmi gibi kuşaklar arası farklılıklara, kültürler arası diyalogsuzluğa, ayrımcılığa değinen, futbolu temel alan ve daha çok komedi soslu ironi dolu keyifli bir film.
Ken Loach filminde Pakistanlı genç ve ailesi anlatılırken burda da yine İngiltere'de yaşayan Hindistan'lı aile ve diğer kızlara benzemeyen Beckham hayranı futbol delisi kızları anlatılıyor.
Mevzu bir kız ve futbol olunca her iki kültürdeki ailelerin tepkileri de bir o kadar ağır ve de komik oluyor. Kız gibi giyinip süslenmesini, gezmesini, geleneklere göre nişanlanıp ardından evlenmesini bekleyen ailesine Hintli kızları Jess hayallaeri gerçekleştirmenin en azından denemenin kendini gerçekleştirmek ve mutlu olmak adına önemini vurgulamakta. Filmde ilk filmini oynayan Hintli kızın yanında sürpriz ise yine futbol tutkunu İngiliz kız Keira Knightley ki her ikisi de İbrahim Üzülmez'i kıskandıracak derecede topa hakim ve başarılı top oynuyolar, rolleri kıvırıyorlar. Keira bacımızın babası rolünde ise tanıdık bir isim var, Football Factory'nin psikopat Billy Bright'ı Frank Harper kadroda mevcut.
Film ve futbol hususunda eklemek gerekirse filmin içerisindeki maç ve futbol sahneleri beklenenden çok daha gerçekçi ve başarılı. Şimdiye dek izlediğim futbol filmleri içinde en başarılı olanlarından desem yeridir ki bayan futbolu sözkonusu olunca izlemeye pek dayanamayan bir bünye adına söylüyorum bunları:)
Sözün özü, iki filmde aynı sorunlara işaret eden biri fazlasıyla gerçekçi ve etkileyici, diğeri ise kültürlerin komik taraflarıyla epey güldüren komedi yoluyla mesajını ileten iki başarılı yapım.

1 yorum:

marlonbarando dedi ki...

"Hayatımın Çalımı Beckham" (Çeviriye bak)bence de en başarılı futbol filmlerinden biri. Birisi size gelip bana sıkmayan bir film ver derse gözü kapalı verbileceğiniz bir film.