5 Eylül 2011 Pazartesi

Midnight Cowboy

 "i'm walkin' here! i'm walkin' here!"
     Bazı filmleri izlemeye kıyamazsınız, hep doğru zaman gelsin diye beklersiniz. Ulan bi kafam boşalsın şöyle bi güzel izleyeyim dersin birtürlü o vakit gelmez, aslında hep sona saklar gibi bekletirsiniz geç de olsa o an gelir. Ulan niye bu zamana kadar bekledim bunu izlemek için dersin.
Midnight Cowboy da benim için bu özel yerdeydi. Ulan bekle bekle nereye kadar, her geçen zaman zarar, pişman olacağını bile bile yapılan bir günah gibi resmen.
Bu film gelene kadar ağdalı, gösterişli toplumdan kpuk filmler ön plandayken oscar alırken Midnight Cowboy bu gidişe dur dedi, Amerikanın bilhassa New York'un arka sokaklarına, kaybedenlerine dikkat çekti, gerçek insanlara, amerikan rüyasında boğulanlara...



Açıkçası Dustin Hoffman'ın bence en sağlam oyunculuğu sergilediği film bu keza Jon Voight de Texas'ın bağrından kopmuş cowboy kod adlı saftirik abimiz rolünde şahane. Biri hırsızlıkla günü kurtarmaya bakarken diğeri jigololuk peşindedir ama ikisi de toplumsal hiyerarşinin dibindedir, exit yazısı çok bulanıktır, çok uzaktadır.
Florida'yı düşler birisi, topal ayağını unutup manyaklar gibi koşmayı, diğeri sürekli geçmişi düşünür ailesini, tutucu halkın deli diye yaftaladığı hatun kişiyi. Çok şey istemezler sadece karın doyurmak, gün geçtikçe dostlukları birbirine güç verir. Filmin sonu ayrı trajiktir otobüsün en arkasında, meraklı bakışlarının arasında. Onlar toplum için tehlikelidir, korkacak bişeyleri yoktur, dayatmalarla yaşamazlar, istedikleri gibidir ve özgürdürler aslında diğerlerinden çok daha...

5 yorum:

lady jane dedi ki...

Midnight Cowboy; bence en iyi edebiyat uyarlaması filmlerin başında geliyor .genelde kitap uyarlaması filmlere soğuk bakıyorum ama bu film başka..
kitabı ayrı güzeldi..teşekkür ederim tekrar hatırlattığın için..

ferdinand dedi ki...

edebi mevzuda bu kez sınıfta kaldım açıkçası okumadım kitabı ama film gibi film leydi hakkaten, selamlar bizden.
muhabbetle...

lady jane dedi ki...

bendeki baskısı çok eski kitabın,çok tatlı bir havası var.belki bir ara resmini çeker koyarım sayfaya...=) bu arada bende senden güzel bir dizi çaldım ; spaced.her gün bir doz alıyorum =) eğer izlememişsen " black books"u tavsiye ederim ben de..

ferdinand dedi ki...

kitabın fotoğrafına da razıyız napalım:) spaced can ya simon pegg olan herşeyi izle derim:) black books hafızada mevcut hatırlattığın iyi oldu valla ona başlasam iyi olur, the it crowd da bitti, tavsiyelerini bekliyorum leydi:)

lady jane dedi ki...

black bookstan azar azar al..benim gibi açgözlülük yaparsan o kısacık süren sezonların bitiminde yoksunluk krizine tutulabilirsin =)